çok tepki alıyoruz bazen yazdıklarımızla.. burada yayınlananların dışında bir de yayınlanmayanlar var. “atıp-tutma” ile gelenler, e-posta ile gelenler.. kimi sunturlu küfür, kimi nar-ı cehennemde nasıl yanacağımın tarifleri.. “küfre düştüğümü” iddia ediyorlar. “maskeli balo” yazımızda da söylemiştik ya.. maskelerle işimiz yok artık. görüşünü beyan eder “eleştiri” de bulunursun, tamam. soru sorarsın, tamam. katılmaz, karşıt delil öne sürersin, başım üstüne.. onları zaten yayınlıyoruz. bir kısmına da cevap vererek. ama içinde bir gram bilgi, eleştiri, zeka bulunmayan, ya okuduğunu anlamamış, ya anlamış ama işine gelmemiş mesajlar da okunmadan doğrudan çöpe.. yayınlasam, onlardan yayılan negatif elektrik, sizi de etkileyecek.
neyse.. “küfre düştüğümü” söyleyenlerden sonra aklıma takıldı.. “beni küfür ile suçluyorlarsa, daha kimler için ne derler” dedim.. “islami(!)” sitelerin birinde buldum efendim “küfür” listesini.. onlarca maddelik bir liste..
şunları yapmak “küfür” müş efendim :
32- Seni elimden Allah bile kurtaramaz demek,
51- Allah’ı rüyamda gördüm derse,
54- Bu adam hastalıktan ölür derse,
66- Vaiz yada alim taklidi yapıp insanları güldürmek,
76- Peygamber kabağı severdi denildiğinde “ ben sevmem “ demek,
118- Eline değnek alıp hoca taklidi çocukları dövmek,
121- Müspet ilim şeriat ilminden daha üstündür demek,
böyle sürüp gidiyor liste.. hakikaten de kabağı hiç sevmem laf aramızda..
“kabak hazretleri” nin önemi büyük anladığınız üzere.. hem de kelle aldıracak kadar..
Rivayete göre, İmam Eb-u Yusuf ile bir cemaat yemek yiyorlarmış. Sofrada kabak varmış. Adamın teki, her ne hikmetse, peygamberimizin kabağı çok sevdiğini söylemiş. Bunun üzerine, sofrada bulunanlardan birisi de “ben de kabak sevmiyorum” deyivermiş. İmam Eb-u Yusuf hemen celallenmiş ve “sen misin bunu diyen” diyerek bir kılıç ve bir muşambanın acele getirilmesini emretmiş. Neyse ki kabağı sevmeyen adam, yalvarıp yakarmış, bu sözleriyle peygambere saygısızlıkta bulunmayı kasdetmediğine yemin billah etmiş de kellesini muşamba üzerine kan revan içinde düşmekten güç bela kurtarmış! (1)
durup dururken kabaktan bahsetmenin, kabak hazretlerini anmamızın sebebi yaz mevsiminin gelip de canımın kabaklarını ayırıp patates, biber, patlıcan üçlemesine yumulacağım şöyle güzel bir kızartma çekmesi değil..
efendim, biraz yukarıda bahsettiğim “yorum” sahipleri gönderdiklerinden bazıları yayınlanmayınca beni “düşünce özgürlüğüne saygı duymamakla” suçluyor..
“Kabak hazretlerini sevmemenin bile mürtedlik, yani dinden çıkış için bir sebep görüldüğü ve dinden çıkanın dine girmedikçe kanının mübah kabul edildiği bir zihniyetin fikir özgürlüğünden söz etmesini Türkçede hangi kelimeyle tanımlayabiliriz? (2)“
Kaynaklar : (1) Ehl-i Sünnet İtikadı, Ahmed Ziyaüddin Gümüşhanevi, Bedir Yayınevi, sa: 80
(2) : KİTAP OKUMANIN ZARARLARI, Edip Yüksel, BEYAN YAYINLARI, 95