din kültürü | makaleler
ebu pavlus

şu hadis meselesine tekrar dönelim..

daha önce uzunca yazmıştık.. HANGİ HADİSE İNANIYORSUNUZ? yazısını buradan okuyabilirsiniz.. daha önce okumayanlar için, bu yazıdan önce onu okumalarını tavsiye ederim..

gelelim biz islam dininin pavlusuna ve hadislere..

hadisler daha önce de yazdığımız gibi, peygamberimizin ölümünden 200-250 yıl sonra derlenmeye başlandı ve kitaplaştırıldı.

hadis savunucuları bu hadis kitapların derlenmesi konusunda güzel hikayeler anlatırlar.. peygambere mal edilen milyonlarca hikaye uyduranların, kendi çalışmaları için de hikayeler uydurmaları doğal tabi ki..

hadis kitabı yazarlarının en meşhuru ve bu akımı ilk başlatan isim imam buhari diye bir kişi.. tarihi kaynaklara baktığımızda buhari’ nin 59 yıl yaşadığını görüyoruz.. not edelim bir kenara..

hadis savunucuları, buhari’ nin “1 milyon hadisi derlediğini ve ezberlediğini” anlatırlar..

buhari’ nin “sahih” kitabında 7 bin hadis bulunur..

şimdiii.. bir kaç soru geliyor insanın aklına..

1. bir milyon hadisi ezberlemek demek, bir hadisin ortalama yarım kitap sayfası tutacağından hesapla (ki çok daha uzun, sayfalar boyu süren hadisler de var, mesela miraç masalı) 500 bin kitap sayfasını ezbere bilmek demek.. her biri özel isimlerle, yer ve olay ayrıntılarıyla dolu 500 bin kitap sayfası.. kafanızda daha net canlanabilmesi için her biri 500 sayfalık 1000 adet kitap!!! “imam” buhari, insanlık tarihinin en büyük mucizelerinden birini mi gerçekleştirmiş acaba? eğer bu doğruysa, hakkı yeniyor..

2. buhari, kitabına “ezberlediği” 1 milyon hadisten 7 bin tanesini koymuş.. yani her 142 hadisten 141 tanesini çeşitli nedenlerle elemiş, çöpe atmış.. insana güven veren bir eleme mantığı ve titiz bir çalışma gibi görünüyor.. ancak buhari’ nin “yalan” olduğu kanaatiyle kitabına koymadığı hadislerin bir kısmı, diğer hadis kitaplarında “sahih” yani “gerçek” olarak verilmekte. peki bu hadislerin hangisinin gerçek, hangisinin yalan olduğuyla ilgili genelgeçer kural nedir? böyle bir kıstas varsa, neden bir hadis yazarının “yalan” diyerek elediği hadis, diğerinin kitabında “gerçek” denilerek verilmektedir?

3. buhari’ nin ve diğer “güçlü” hadis kitaplarının hemen hepsinde hadis rivayet edenleri lanetleyen ve hadislere uyulmaması gerektiğini öğütleyen hadisler vardır.. üstelik bu hadisler çok “güçlü” senetlerle rivayet edilir. bu çelişkinin sebebi nedir?

4. buhari, kendi kitabında, her bir hadis için gerektiğinde aylarca seyahat ettiğini, rivayet edenleri bulduğunu, tek tek görüştüğünü yazar.. buhari’ nin ezbere bildiği iddia edilen ve aralarından ayıklama yaptığı 1 milyon hadisin, her birinin rivayet eden kişisini bulması, onu dinlemesi, hadisi kaydetmesi veya ezberlemesi, değerlendirmesi, kitabı yazması gibi süreler göz önüne bulundurulduğunda.. buhari bu iş için günde 12 saat hiç durmadan çalışsa ve her gün dört hadis toplasa, yani bir hadise ortalama 3 saatini verse.. kaç yıl yaşaması gerekirdi? 59 yıl yaşayan buhari bu ömre bu büyük “başarıyı” nasıl sığdırmıştır?

5. ceplerindeki paraları sayanlar, ellerindeki tespihin tanelerini sayanlar bu basit hesapları neden yap(a)mamışlardır?

devam edelim meselemize..

yine hadis savunucuları, hadislerin derlenmesi ile ilgili acıklı hikayelerine devam ederler.. hadis derleyicilerinin, 6 ay seyahat ederek kendisinde bir hadis rivayeti bulunan birisini bulduğunu, bu kişinin o esnada elinde bir demet otla bir eşşeği bir yerden öbür tarafa sürüklediğini, “elindeki otla eşşeği kandıranın sözüne güvenilmez” diyerek o hadisi kaydetmediklerini acıklı acıklı anlatırlar..

hadis kitaplarında en fazla hadis nakleden isimlerden biri ebu hüreyre isimli kişidir. toplamda kendisinden “sahih” yani “gerçek” iddiasıyla nakledilen 3000′ den fazla hadis vardır.

lakin..

1. hiç bir tarih kitabında, hatta kendisi hakkında yazılan biyografi ciltlerinde dahi ebu hüreyre isimli kişinin soyu, sopu, nesebi kesin olarak şecere edilememiştir.. hatta “kedi babası” anlamına gelen “ebu hüreyre” lakabı dışında, gerçek ismi dahi kesin olarak bilinmez.. bu kişi tam bir muammadır.

2. yine ebu hüreyre hakkında yazılan biyografi kitaplarında, çevredeki insanların kendisine gelerek “ya ebu hüreyre, resulullah benim hakkımda bir şey dedi mi?” diyerek ona takıldığı, onun da “evet, senin için şöyle şöyle demişti” diyerek bir şeyler uydurup cevap verdiği yazar.. kendisini kollayan kitapların “şakacı biriydi” diye savunma yaptığı bu sözlerin, zaman içinde hadis kitaplarına girecek kadar ciddiye alındığını da aynı kaynaklar not eder..

3. hadis kitaplarında ebu hüreyre hakkında şöyle bir hikaye de yer alır : “Ömer b. Hattab Ebu Hüreyre’ ye hitaben “Ey Ebu Hüreyre, fazla hadis rivâyet ediyorsun. Rasülüllah’a yalan isnat etmenden korkuyorum.” demiştir. Bundan bir müddet sonra da, hadis rivâyetine son vermezse kendisini Devs yurduna sürgün edeceğini ihtar etmiştir. (İbn-i Asâkir) Bundan sonra Ömer sağ olduğu müddetçe Ebu Hüreyre hadis rivâyetini durdurmuştur. Ömer öldükten sonra tekrar yine faaliyete geçmiştir. Ara sıra “Ömer ölünceye kadar “Allah rasülü şöyle dedi.” diyemedik. Ömer sağ olsaydı bu hadisleri size rivâyet edebilir miydim? Vallahi, asla. Çünkü o takdirde Ömer’in sopasının sırtımı okşayacağını kesin olarak biliyorum. Ömer, “Kur’ân ile ilgilenin. O, Allah’ın kelamıdır.” derdi” diye yakınırdı.”

4. yine Tehavi’ den rivayet edilen bir hikayede “Ebu Hüreyre’ nin haramı helal, helali haram yapmadıkça hadis isnat etmenin sakıncası olmadığını söylerdi.” denilir.

5. 3000′ den fazla hadisin kaynağı Ebu Hüreyre, kendisine yalan itham edilen ilk hadis ravisidir. Sadık Er Rafii’ nin kitabında şu rivayet yer alır : “Hz. Aişe, duyduğu Ebu Hüreyre’nin bir yalanıyla ilgili haber yollamış, yalan söylememesini ihtar etmiştir. Buna karşı Ebu Hüreyre, “ Aişe, elinde ayna - tarak, ayna karşısında süslenirken ben Rasülüllah ile beraberdim. Ondan hadis öğreniyordum.” diyerek kendini küstahça savunmaya çalışmıştır. Hz. Aişe işin üstüne gidince “Ben onu Rasülüllah’tan değil, el Fazl b. el Abbas’tan duymuştum.” demiştir. O günlerde ise el Fazl hayatta değildi.”

6. Ebu Hüreyre isimli kişi tek başına 3000′ den fazla hadis rivayet ederken, diğer sahabelerin rivayet ettiği hadis sayıları şu şekildedir : “Halife Ebu Bekr: Toplam 142 rivâyet. Buhârî bunların sadece 22 sini eserine almıştır. Halife Ömer: (İbn-i Hazm’ın tespitlerine göre) elli civarında rivâyet. Halife Osman: Buhârî’de dokuz, Müslim’de beş rivâyet. Halife Ali: (Süyutî’ye göre) elli sekiz. (İbn-i Hazm’a göre) elli kadar. Buhârî ve Müslim’de bunların yirmi kadarı yer alır. Zübeyr: Buhârî’de dokuz, Müslim’de bir rivayet. Talha: Buharî’de dört rivayet. Ubeyd b. Ka’b: Buhârî’de sekiz rivayet. Selman-ı Farisi Buhârî’de dört, Müslim’de üç rivayet.”

şimdi tekrar sorularımıza gelelim..

1. ebu hüreyre’ nin rivayet ettiği 3000′ den fazla hadis içerisinde peygamberimizin tuvaletini yapmasından, cinsel hayatına kadar bir çok “çok özel” ayrıntı vardır. ebu hüreyre isimli kişi, peygamber tuvaletini yaparken ya da onun yatak odasında, yanında ne arıyordu?

2. halife ömer’ in ebu hüreyre’ yi “hadis rivayet ederse sürgüne göndereceği” ve “yalan hadis rivayet ettiği için sopayla dövdüğü” şeklinde rivayetler doğru mudur? doğru ise bu kişinin hadislerine nasıl güvenilir? bu rivayetler yalan ise içerisinde yalan rivayetler olan bir hadis kitabına nasıl güvenilir?

3. aişe’ nin ebu hüreyre’ yi yalancılıkla suçladığı rivayet doğru mudur? doğru ise ebu hüreyre güvenilir biri midir? yalan ise, bu rivayetin yer aldığı “sahih” kitaba nasıl güvenebiliriz?

4. ebu hüreyre’ nin “haramı helal, helali haram yapmadıkça hadis uydurulabilir” sözü gerçek midir? gerçekten bu sözü söylediyse, ondan rivayet edilen hadislere nasıl güvenebiliriz? yalan ise bu rivayetin yer aldığı hadis kitabının içindeki hadislere nasıl güvenebiliriz?

5. bütün ömürlerini peygamberimizin yanında geçirmiş ve ardından halife olmuş isimler az sayıda hadis rivayet ederken, ebu hüreyre’ nin tek başına yarım hadis kitabını doldurmasının hikmeti nedir? buhari, ebu bekir gibi bir sahabenin ve halifenin rivayet ettiği 142 hadisten 120′ sini elerken, ebu hüreyre’ nin rivayetlerinden neden yüzlercesini kitabına almıştır? ebu hüreyre, halife ebu bekir’ den daha dürüst bir insan mıdır?

6. dürüstlüğüyle ve adaleti ile tanınan halife ömer, neden ebu hüreyre’ yi hadis nakletmekten men etmiş ve “Kuran’ la ilgilenin” demiştir? bu emre rağmen halife ömer öldükten sonra hadis rivayetleri neden tekrar başlamıştır?

7. tüm bu bilgiler ışığında, hadis kitapları birer mayın tarlası haline gelmiştir. hangi kitaptaki, hangi hadisin “dini emir” olarak algılanacağının belirleme yöntemi nedir? böyle bir yöntem var mıdır?