din kültürü | makaleler
parça parça

“Dinlerini parçalara ayırıp grup grup olanlarla senin hiçbir ilişkin yoktur. Onların işi ALLAH’a kalmıştır; sonra onlara durumlarını haber verecektir.” (En’am Suresi, 159. ayet)

“Allah’ a teslim olmak, ona itaat etmek” dini olan İslam, son ve Allah katındaki tek din, insanlığa tek bir elçi ve tek bir kitapla gönderildi.

Allah, kendisine inananlara, “en büyük mucize” yi, yaşayan, nefes alan, her çağa ve her kişiye hitap etme özelliğine sahip dünya üzerindeki gelmiş geçmiş tek metni, tek kitabı izlemelerini buyurdu.

elçinin insanlara tebliğ ettiği Kuran’ ın yolundan, elçinin ölümüyle birlikte uzaklaşılmaya başlandı.

önce, ölümünden 200 yıl sonra, onun adına uydurulan, ona aitmiş gibi gösterilen yalanları içeren kitaplar meydana çıkmaya başladı.

“hadis” leri izleyenler, Kuran’ ın yolundan bilerek ya da bilmeyerek, isteyerek ya da istemeyerek sapmaya başladı.

ve “hadis” leri izleyenler, elçiden yıllar sonra, aynen Allah’ ın zaman üstü bilgisi ile “her çağa hitap eden” kitabında haber verdiği gibi, “grup grup, fırka fırka” ayrılmaya başladılar.

“mezheplere” bölünen “inananlar” , Kuran’ dan ve Allah’ ın emrinden daha çok uzaklaştılar.

“Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra ayrılık ve anlaşmazlığa düşenler gibi olmayınız. Onlar için büyük bir azap var.” (Al-i İmran Suresi, 105. ayet)

Kuran, her konuda en ufak detayına kadar emirler ve yasakları sıralarken, “unutkanlık” gibi sıfatlardan uzak olan Allah, en ufak bir noktayı dahi kitabında insanlara sunarken, “mezheplere” bölünenler, “hadis” adı verilen şeytani yalanların ve iftiraların sayesinde, Allah’ ı “unutkanlıkla” , “eksiklikle” suçlamaya başladılar.

uydurdukları hadis külliyatınn Kuran ile çelişen kısımlarını, yine uydurdukları “nesh” isimli sihirli değnek yardımıyla Kuran’ dan üstün tutan mezhepçiler, kendi mezheplerinin görüşlerini de yeri geldiğinde yine kendi uydurdukları hadislerin -ve doğal olarak- Kuran’ ın üstünde bildiler.

namaz, abdest, hac, oruç gibi Kuran’ da tüm detaylarıyla emredilmiş ve söylenmiş ibadetlerde kendi aralarında tartışmalara düştüler.

dini parçaladılar. böldüler..

genelde, mezhepler iki ana başlıkla bilinir. şiiler ve sünniler.. sünnilerin de dört mezhebe ayrıldıkları bilgisi yaygındır.

oysa ufak bir araştırma ve derleme, mezhepçilerin “tek ve son din İslam’ı” kaç parçaya, nasıl ayırdıklarını ibretle gösteriyor.

İSLAM
>
1) Siyasal nitelikli bölünmeler : Muhammed Peygamber’ in ölümünden sonra, halifelik kavgasına tutuşanlar, daha Peygamber’ in kemikleri çürümeden birbirlerine girmiş ve bir çok sahabe bu savaşlarda ölmüştür.
>
a) Hariciler > Ezarika, Necedat, Beyhesiye, Acaride, Sufriye, Ebadiye grupları olarak altı ana gruba bölünmüşlerdir. Necedat grubu da kendi içinde iki fraksiyona ayrılmıştır; Azirriye ve Atıyye’ ciler.. Acaride’ ciler, Kuran’ ın 12. suresi olan “Yusuf” suresini “Kuran dışı” sayarlar. Acaride grubunun da kendi içinde bazı kaynaklara göre 10, bazı kaynaklara göre 14 alt fraksiyonu vardır : Saltiyye, Hazimiyye, Meymuniyye, Şeybaniyye, Mükremiyye, Şuaybiyye, Ahneziyye, Halefiyye, Malumiyye, Meçhuliyye, Sealibe, Mabediyye, Ruşeydiyye ve Hamziyye.
b) Şiiler > Ali’ nin yaşamı esnasında üç gruba ayrılırlar. Mufaddıla, Sabbe, Gaaliyye. Gaaliyye grubu, Ali’ nin bizzat Tanrı olduğuna inanır. Bunlar da ikiye ayrılır. Bir kısmı bizzat Ali’ yi Tanrı kabul ederken, bir kısmı da Tanrı’ nın Ali’ nin vücuduna girdiğine inanır. Ali’ yi bizzat Tanrı olarak kabul edenler : Muhammediyye, Hattabiyye (reenkarnasyona inanırlar ve imamlarını Tanrı olarak sayarlar), Kamiliyye (Tanrılık gücünün başkalarında da olabileceğine inanırlar), Cenahiyye (Tanrılığın Tanrı’ dan başkasında da olabileceğine inanırlar), Mukannaiyye (kurucusu kendisini Tanrı ilan etmiştir), Hulmaniyye (Tanrı’ nın “güzel insanlara” göründüğüne inanırlar), Hallaciyye (insanın Tanrı’ nın ta kendisi olduğuna inanırlar), Ezafire (kurucuları İbm Ebi Ezafir’ in Tanrı olduğuna inanırlar), Nusayriyye (kurucusu Nusayr’ ı peygamber, Ali’ yi de Tanrı olarak kabul ederler, Ali Tanrı olmanın yanı sıra aynı zamanda gökteki aydır da..), Dürziyye (Tanrı’ nın insan vücuduna girip yeryüzüne indiğine inanırlar), Beyanniyye, Harbiyye, Berkukiyye… Tanrı’ nın Ali’ nin vücuduna girmiş olduğuna inananlar : Gurabbiyye (bu gruba göre, Ali ile Muhammed Peygamber birbirlerine çok benzediklerinden Cebrail şaşırmış ve esas peygamber olması gereken Ali yerine, vahyi Muhammed’ e tebliğ etmiştir), Mansurriyye (kurucuları Mansur’ un göğe çıkıp Tanrı ile konuştuğuna inanırlar), Muguriyye, Sebiyye (Tanrı’ yı her yerde var olup bütün dinleri konuşabilen bir insan olarak kabul ederler), Şureykiyye. buraya kadarkiler henüz Ali yaşarken ortaya çıkan gruplardı. Ali öldükten sonra ortaya çıkanlar ise : Keysaniyye, Zeydiyye, İmamiyye. İmammiyye topluluğu “imam” sayısında ve kişiliğinde anlaşamdıkları için sayılamayacak kadar çok alt gruba ayrılır. bir kaç tanesi : Haseniyye, Nefsiyye, Hasıriyye, Navuşiyye, İsmailiyye, İshakiyye, Eftahiyye.

2) Dinsel nitelikli bölünmeler
>
a) Ehl-i Sünnet : Selefiyye, Maturidiyye, Eşariyye.
b) Ehl-i Bidat : Batınilik (Kuran, kendisinin “apaçık” ve “içinde hiç bir gizlilik barındırmayan” bir kitap olduğunu yazmasına rağmen Kuran’ da mistik öğeler olduğuna inanırlar), Mütezile. Mütezile grubu sayılabildiği kadarıyla 21 alt gruba bölünmüştür : Vasiliyye, Amriyye, Huzeyliyye, Nazzamiyye, Asvariyye, Muammeriyye, Bişriyye, Hişamiyye, Cahiziyye, Şahhamiyye, Hayyatiyye, Kabiyye, Cubbaiyye, Bahşemiyye, Habıtiyye, Hadesiyye, Hammariyye, Salihiyye, Hadbiyye, Ihşıdiyye, Hüseyniyye.

3) Hukuksal nitelikli bölünmeler :
>
a) Hanefilik
b) Hanbelilik
c) Malikilik
d) Şafilik

bu mezheplere mensup din adamları, ömürlerini ipe sapa gelmez tartışmalarla geçirmiş ve yine her zamanki gibi parça parça bölünmüşlerdir. örneğin, yılan balığı, midye, at, kırlangıç, kartal, karga, yarasa gibi hayvanlarının etlerinin yenip yenemeyeceği, erkeğin sarı veya kırmızı elbise giyip giyemeyeceği, namaz kılarken ayakların arasının mesafesinin ne olması gerektiği, tüysüz bir oğlana dokunmanın abdesti bozup bozmayacağı, şeytan taşlarken atılan taşın nereye düşmesi gerektiği, tecavüze uğrayan bir hayvanın öldürülüp öldürülmeyeceği, öldürülürse etinin helal olup olmadığı, büyük abdesti yaptıktan sonra taharetlenirken, hangi parmağın, hangi boğumuna kadar makattan içeri sokulması gerektiği gibi “hayati” (!) konularda araştırmalar yapar ve bir türlü orta yolu bulamaz, hepsi ayrı bir yol izlerler. her ne kadar 18. yüzyılda Muhammed Abdülvahab isimli bir kişi bu saçmalıklardan ve uydurmalardan arınma, Kuran’ a dönme hareketi başlattıysa da, çok geçmeden onun başlattığı hareket de bir mezhebe dönüşmüş ve yukarıdaki silsileye uymuştur : Vahabilik.

tabi bu onlarca grup ve mezhebin siyasal, hukuki ve dinsel bölünmeler arasında çapraz şekilde birbirlerine bağlı olduklarını da unutmamak gerek. hepsini birbirine bağlı ve gruplu gösteren bir çizelghe yapmak isterdim ama görebileceğiniz üzere maalesef mümkün değil.

“Sizin bu toplumunuz bir tek toplumdur. Ben sizin Rabbinizim beni sayın. / Fakat, onlar işlerini çeşitli kitaplara ayırdılar. Her grup kendi yanında bulunandan hoşnut…” (Muminun Suresi, 52 ve 53. ayetler)

İslam’ ı bölünmelerden ve gruplaşmalardan uzak tutmanın tek bir yolu vardır : Kuran’ ı, sadece Kuran’ ı, tek kaynak olarak Kuran’ ı esas almak ve takip etmek.