din kültürü | makaleler
münasebet-ül miraç

bugün miraç kandiliymiş.. yanmayan kandillerin eşliğinde “peygamberin göğe yükselmesi” kutlanacak. yani allah’ a ve peygamberimize atılan en uzun, en büyük ve en akıl dışı iftiranın kendisi..

önce neyi kutluyor(sun)uz onu bir öğrenelim.. ehl-i sünnet ve’l cemaatin başucu kitaplarından, en güvenilir hadis kitaplarından biri olan sahih-i müslim’ den aktaralım..

efendim.. peygamberimiz bir gece kabe’ deyken gökten cebrail ile burak isimli beygir gelir. peygamber burak isimli beygire biner ve kudüs’ e (uçarak) giderler. burada iki rekat namaz kılan peygamber’ e cebrail şarap sunar ama peygamber şarabı kabul etmez, süt içer. sonra yine uçarak göğe çıkarlar. semanın kapısında cebrail kapıcı meleğe (detaylı uyduran kitaplarda bu meleğin ismi cismi de yazar, biz özet geçiyoruz) “kapıyı aç” der. melek “sen kimsin?” der. cebrail “cebrail” diye cevap verir. melek “yanındaki kim?” diye sorar. cebrail “muhammed” der. (bir de bana peygamberimizden ismiyle bahsediyorum diye kızarlar) melek ısrarcıdır, “gelmesi için kendisine haber gönderildi mi?” der. cebrail “evet” der. (cebrail içeri kaçak adam sokmaktan sabıkalı mı ne, yahu cebrail aynı hadis külliyatına göre baş melek değil mi, neden bu kadar itimatsızlık?) kapı açılır. bir de bakarlar içeride adem peygamber.. adem peygamber kendilerine “hoşgeldiniz” der, hayır duada bulunur. buradan ikinci kata geçilir. oranın kapısında aynı güvenlik prosedürü uygulanır, aynı diyaloglar yaşanır. içeride iki teyze oğlu, isa peygamber ile yahya peygamber gezinmektedir. (daha detaylı uyduran kaynaklarda isa ile yahya’ nın burada gezinirken hangi duaları ettikleri de yazar) üçüncü kata geçilir, aynı diyaloglar yine ısrarla yaşanır. içerde yusuf peygamber vardır. kat kat böyle devam edilir, her katın girişinde aynı soru-cevap kısmı bıkmadan usanmadan tekrarlanır. her katta idris peygamber, harun peygamber, musa peygamber, ibrahim peygamber ile karşılaşılır, selamlaşılır, dualaşılır.. sonra cebrail, muhammed peygamber’ i “sonsuzluk ötesi ağaca” götürür. ağacın yaprakları fil kulağı gibi, meyveleri testi büyüklüğündedir. sonunda allah katına ulaşılır. allah, peygamberimize ve müslümanlara her gün elli (rakamla 50) rekat namaz emreder. (bir gün 24 saat olduğundan, gece gündüz devamlı yarımşar saat arayla namaz..) emri alan peygamber katları geri geri inmeye başlar. her katta sohbet devam eder. ibrahim peygamber ses çıkarmaz. musa peygamber’ in katına gelince peygamberimize allah’ ın ne emrettiğini sorar. peygamberimiz “günde 50 rekat namaz” deyince “bu kadarı fazla olur, git allah’ a söyle indirsin” der. peygamberimiz gerisin geri allah’ ın yanına gider “bu ibadeti azalt allah’ım” der. allah beş rekat indirir. peygamber döner, ibrahim peygamber yine ses etmez, musa peygamber itiraz eder, “git indirt” diye akıl verir, peygamber tekrar allah’ ın katına çıkar, indirim ister.. allah beş rekat daha indirir, peygamber döner, yolda musa peygamber yine itiraz eder akıl verir, peygamber yine allah’ ın katına çıkar.. allah indirdikçe musa beğenmez, musa akıl verdikçe peygamberimiz allah ile pazarlığa girişir. defalarca gel-git yapılır. en sonunda allah beş vakite kadar iner. dönüş yolunda musa peygamber bunu da beğenmez ama peygamberimiz “artık yüzüm tutmaz” der, beşte kalır namaz sayısı. (sonra allah yine indirim yapmaya karar verir herhalde ki, kuran’ da namaz 3 rekat olarak geçer.)

hadislerin detaylarındaki abartmaları, aynı olayı anlatan hadisler arasındaki çelişkileri saymıyorum bile..

konumuz asıl şu.. allah, peygamberine bir emir veriyor. peygamberimiz itirazsın bu emri kabul ediyor. yolda allah’ ın bir başka peygamberi bu emri fazla bularak, peygamberimize akıl veriyor. peygamberimiz bu akılla allah’ a gidip emrinde değişiklik istiyor. allah değiştiriyor, musa peygamber beğenmiyor. en sonunda bu durum, peygamberimizin “artık bir daha gitmeye yüzüm tutmaz” demesine kadar sürüyor.

bu hadis, allah’ ı (haşa) hesap kitap bilmez, kararı değişebilir, emri değiştirilebilir olarak, peygamberimizi ses çıkarmayan, itiraz etmeye kendi aklı ermeyen, başkalarından akıl alıp hareket eden biri olarak, yahudilerin peygamberi musa’ yı ise (haşa) allah’ tan daha akıllı, allah’ a itiraz edebilecek, allah’ ın emirlerini beğenmeme lüksüne sahip biri olarak gösteriyor.

allah (haşa) zalim işveren, musa merhametli ve akıllı sendika temsilcisi, peygamberimiz de arada getir-götür arabulucu, uzlaştırıcı sanki..

allah’ ı ve peygamberimizi bu denli küçük duruma düşüren, hakaretlerin en büyüğünü eden, musa peygamberi ise böyle övüp yücelten bir hadis kimin uydurması olabilir? tabi ki yahudilerin..

ve milyonlarca müslüman, bugün allah’ a ve peygamberimize edilen bu hakareti kutlayacak!!!

peki.. tek kaynağımız kuran’ da mirac olayı nasıl geçer? tek bir ayetle.. mekke’ den kudüs’ e gidiş olarak (isra-1).. gerisi? yok..

kime inanalım? tek bir harfinin bile değişmeyeceği bizzat allah tarafından garanti edilmiş kuran’ a mı, allah’ ı ve peygamberi küçük düşürüp, yahudi peygamberini ikisinin karşısında öven hadise mi?

ve neyi kutlayalım?